20 yıldır Türkiye’nin M&A lideriyiz

CEO'nun Mesajı

CEO'nun Mesajı

20 yıldır Türkiye’nin
M&A lideriyiz

Türkiye’nin lider M&A şirketi 3 Seas Capital Partners’ın 20. yılını geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 20 yıl önce Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişen pazarlar için yeni sayılacak kavramlar olan ‘birleşme ve devralmalar (M&A) iş dünyamızda henüz pek bilinmiyordu. Özellikle ilk dönemlerdeki işlemlerimizde müşterilerimizi hisse satışı bir yana daha tanışma toplantısı yapmaya bile ikna etmekte ne kadar zorlandığımızı iyi hatırlıyorum. Neyse ki çok dinamik ve çok açık fikirli bir toplum olan ülkemiz diğer birçok yeniliğe olduğu gibi M&A sektörüne de çok çabuk ısındı. Gittiğimiz toplantılarda değerleme, ebitda, çarpan vb kavramlar artık en rahat konuştuğumuz konular haline geldi.

Genç nüfusu, coğrafi avantajları ve oturmuş serbest piyasa ekonomisiyle Türkiye her zaman uluslararası düzeyde takip edilen bir ülke olduğu gibi özel sermaye fonlarından global yatırım bankalarına, gerek stratejik gerekse finansal önemli seviyelerde yatırım çekmeyi başarmaktadır. Bu yatırımlar aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin yeni pazarlara satın alma ile açılması anlamında stratejik ya da özel sermaye fonlarının belli süreleri kapsayan yatırımları anlamında finansal olabilmektedir.

Her iki türden yerli ve yabancı yatırımcıyla toplam 140’tan fazla işlem gerçekleştirmiş bir şirket olarak özellikle finansal yatırımcı dediğimiz özel sermaye fonlarının son yıllarda global ölçekte çok ciddi seviyelerde büyüyen hacimlerine dikkat çekmek isterim.

Ülkemizin tekrar bir cazibe merkezi haline geleceğine eminiz Özellikle pandemi sonrası, döngüdeki volatilitenin azalmasının da etkisiyle gelişmekte olan pazarlara ilgisi azalan özel sermaye fonlarının global ve yerel anlamda ekonomideki taşların yerine oturması için beklemeyi tercih etmesiyle birlikte ellerinde çok büyük bir nakit birikimi oluştu. Günümüz itibariyle 2 trilyon 500 milyar dolar civarında yatırıma hazır nakit birikime sahip olan bu fonların tekrar ülkemize ilgi göstermesini sağlamamız büyük önem taşıyor.

Kendi içlerinde çeşitli kriterlere sahip olan özel sermaye fonlarının yatırım yaptıkları ülkeye ve şirkete oldukça önemli katkılar sağladıkları hepimizin malumudur. Sağlıklı bir büyüme için en önemli şeylerin başında gelen güçlü bir sermayeye sahip olma kriterinin çözümünde bu fonların şirketlerimize katkısı azımsanmayacak derecede önem taşımaktadır. Ortalama 4-7 yıl süreyi kapsayan yatırım süreçlerinde bu fonlar şirketlerimize büyüme finansmanının yanı sıra dünyaya açık iş yapma, global ölçekte düşünme ve kalıcı bir büyüme perspektifi de kazandıracaktır.

3 Seas ailesi olarak bu fonların yatırımlarına ara verdiği dönemler dahil hiç azalmayan iş yapma arzumuzla birçok işlem tamamlamayı başardık. Önümüzdeki dönemlerde de birçoğuyla doğrudan temasta olduğumuz bu global fonlar başta olmak üzere dünyanın belli başlı yatırımcıları için ülkemizin tekrar bir cazibe merkezi haline geleceğine eminiz. Kurulduğumuz ilk günden itibaren her zaman aynı dili konuştuğumuz Türk iş dünyasıyla aynı ruhu ve heyecanı da paylaştık. Neredeyse 100 yılı aşan bir tarihi olmasına karşın ülkemizde son 20 yılda gelişen M&A kültürünün yaygınlaşması için hiçbir zaman üstümüze düşen görevlerden geri kalmadık. Geçmiş dönemlerde gerçekleştirdiğimiz birçok etkinlikte olduğu gibi önümüzdeki dönemlerde de dünya ile Türkiye arasında kurduğumuz M&A köprüsünü güçlendirmeye devam edeceğiz.

Saygılarımla,,
Tarık Şarlıgil
CEO


Kurucu Ortağın Mesajı

WeYapay Zekâya hazır olmalıyız;
tıpkı girişimci gençlerimiz gibi.

Türkiyenin startuplardaki başarısı son yıllarda dikkat çekici seviyelere ulaştı. Özellikle oyun sektöründe peş peşe birçok startupımız çıktıkları yatırım turlarında kayda değer seviyelerde yatırım rakamlarına zorlanmadan ulaşabilir hale geldi. Bunun en önemli sebebi, kuşkusuz ki şimdiye değin 7 unicorn (değeri 1 milyar doları aşan şirket) çıkartmış olan girişimcilik ekosistemimizin başarılı olmasıdır. Bir diğer önemli nedeni ise oldukça büyük bir genç nüfusa sahip olmamız ve bu gençlerimizin ciddi düzeyde teknoloji ile içiçe yaşıyor olmalarıdır. Bu açılardan bakıldığında ülkemizin geleceğine dair umutlu olmamamız için hiçbir sebep yok. Halihazırda

tüm dünyayı kasıp kavuran ve bir teknoloji modası olmayıp, tersine hayatın her alanına nüfuz edecek önemli bir değişim sürecinin lokomotifi olduğu çok açık olan AI, yani yapay zekâyı da en iyi anlayıp, ondan en doğru şekilde yararlanacak olanların yine gençlerimiz olduğunu gönül rahatlığıyla söylememiz mümkün.

Fakat, çok hızlı bir gelişim gösterse de henüz ilk evrelerinde olduğu açıklanan AI, tıpkı etki alanlarının çok geniş olması gibi kendisinden faydalanılması bakımından sanıldığından çok daha büyük yatırım, girişim, değişim, dönüşüm vb etkileşimler bekliyor. Zira karşımızdaki tıpkı sanayi devrimi, otomobilin icadı, bilgisayarın ve ardından internetin icadı gibi çok önemli bir dönüm noktası özelliği taşıyor. 50 yıl gibi çok da uzun olmayan bir dönem içinde başlayan ve halen devam eden IT devriminin neredeyse tüm insanlık alemini kuşatmasında yaşadıklarımıza benzer değişimler AI ile birlikte hızla hayatın her alanında karşımıza çıkacak

“ Hayat yerinde durmuyor, hep hızlı bir devinim ve gelişme halinde……”

Yapay zekânın hızla gelişmesi, bilim kurgu senaryolarını anımsatmasıyla bazı kaygılar yaratıyor. Ancak, özellikle 5G teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte nesnelerin interneti (IoT), hayatımızın her alanına daha sıkı entegre olacak gibi görünüyor. Bu durum, iş süreçlerimizi, şirketlerimizi ve tüm endüstrileri kökten dönüştürecek. Tıpkı geçmişte makineleşme ve bilgi teknolojilerinin yaygınlaşması gibi, işletmeler de bu yeni çağa ayak uydurmak zorunda kalacak. Bu dönüşüm, sektöre göre farklı hızlarda gerçekleşse de kaçınılmaz görünüyor.

Bu yazıyı yazarken ChatGPT ile biraz sohbet ettim ve sonrasında da şu soruyu sordum: Yapay zekâ Türk iş dünyasını hangi seviyelerde etkileyecektir? Verimlilik Artışıyla başlayıp, KOBİ’ler için maliyet avantajlarına kadar bir dizi başlık sıraladı. Kuşkusuz ki hayat sadece gerçekleşendir ve bizler de daima daha fazlasını isteyip, hayal edenleriz. Haberlerde görüyoruz, Microsoft, Meta, Google gibi teknoloji devleri daha çok da uzun olmayan bir zaman önce taşıdıkları risklerin yanı sıra yeşil enerji yöntemlerinin de geliştirilmesiyle kapatılan termik ve nükleer santrallerin kendilerine kiralanması için hükümetlere başvurmaya başladı. Nedeni ise AI’nin hayatımıza daha fazla katılabilmesi için gereken enerji. Mevcut enerjinin yetemeyeceği kadar büyük veri merkezlerinin kurulmaya çalışılması… Kısacası AI sadece AI değil, yanı sıra işlemek zorunda olan cloud/bulut teknolojisi ile insanlığın bugüne değin ürettiği neredeyse tüm bilgi birikiminin küçücük cihazlarımıza sığdırılması da demek.

Sanayi Devrimini yakalayamamış bir coğrafyadayız. Fakat yeni kuşakların çok güzel girişimleri ve birbirinden başarılı startuplarının da gösterdiği gibi internet çağını önemli ölçüde yakalamayı başardık. Şimdi belki bunların tümünü bir anda unutturacak kadar hızlı ve güçlü bir dalga olarak AI başladı. Belki halihazırda ana teknoloji üreticilerinden biri olmayacağız, fakat nasıl ki dijital oyun sektöründe dünyada söz sahibi bir ülke haline geldiysek AI’de de en önemli kullanıcı ülkelerden biri olmamız çok mümkündür.

Saygılarımla,
Emre Erginler
Kurucu Ortak

Tecrübeden Gelen Güven

İşlemden Öteye Geçen İlişkiler

Her işlemin kendine özgü dinamikleri, hedefleri ve zorlukları vardır. Her bir projeye dikkatli bir hazırlık, şeffaf iletişim ve müşterilerimizin önceliklerini anlama taahhüdüyle yaklaşıyoruz. Finansal uzmanlığı pratik bilgilerle birleştirerek, özenli, verimli ve kalıcı değer yaratmaya yönelik işlem süreçleri oluşturmaya yardımcı oluyoruz.

150+

Tamamlanan
İşlem

$9B+

Toplam
İşlem Hacmi

20+ Yıl

Deneyim

80+

Uluslararası
İşlem

1st

Mergermarket'e göre Türkiye’de tamamlanan işlem sayısı

Top 200

Mergermarket'e göre dünya genelinde tamamlanan işlem sayısı

Bir sonraki stratejik adımınız için